Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

XX-XXI Y.Y. Azerbaycan basının fedakâr temsilcisi Prof. Dr. Teymur Ahmedov

A+A-

“Bana sorsalar ki, Teymur Ahmedov Bilim Araştırmacısı gibi kuvvetlidir ve ya, Gazeteci-yazar gibi? Zor sorudur aslinde; fakat şu bir gerçektir ki, o Gazeteci-yazar olarak iyi araştırmacıdır; Araştırmacı alanında da iyi bir Gazeteci-yazardır. Bu iki alan onun yaratıcılığında vahdet teşkil ediyor! Daha önemlisi, Teymur, olağanüstü çalışkan ve sade insandır”. Akademik, Cemil Aliyev.

Kimdir bu Akademik (Bilimde-Ordenarius) bilim adamı, Cemil Aliyev? Sevgili okurlarım iyi hatırlıyorlar. Batı Azerbaycan’da doğdu, Saint Petersburg’da Tıp Eğitimi aldı; İlk Azerbaycan Türkü olarak, Sovyet İttifakı Kommunist Parti Merkezi Komitesinde Şube Müdürü olarak çalıştı; kıymetli devlet adamı, Prof. Dr. Aziz Aliyev’in bizzat oğludur, bunu yazan bilim adamı! 2013 yılında haklımızın bu fedakâr oğlu, Aziz Aliyev ve fedakâr evlatları-Tamerlan Aliyev, kızı Zarife Aliyeva ve Cemil Aliyev (8) hakkında seri yazılar yazdım. Gerçekten de halkımızın medarı-iftiharı, büyük devlet adamıydı Aziz Aliyev. Ve gururla diye bilirim-Cumhurbaşkanımız, Sayın İlham Aliyev’in dedesidir (anne Babasıdır. Çok manalı ve verimli bir yaşam yaşadı, hayatı trajik olarak noktalandı…)

Fakat bu günkü konu tanınmış bilim adamı, Teymur Ahmedov haqqındadır; Azerbaycan ilminin ve jurnalistikasının (Gazeteciliğin) yüksek pik seviyesine yücelmiş, istisnasız diye bilirim ki, bilimde ve Gazeteci-yazarlık alanında bu gün Azerbaycan’da kendisine eşit rakip bulmak çok zor. Yaratıcılıkta yükselirken basamaklarında şunları görüyoruz: İsmayıl Bey Gaspirali “Tercüman’ı, Celil Memmedkuluzade “Molla Nasreddin”i,  Ali Bey Hüsenzade “Fyuzatı”, Ahmet Bey Ağayev “Hayat”ı nasıl büyük yankı, gurur ve içtenlikle yarattıysalar – Teymur Ahmedov da aynı ideal, cesaret ve gururla baskısını yaratmış olduğu Gazete ve Dergiler: “Ata Yurdu” (1989), “Vatan Sesi” (1990-1991), “Elturan” (Milli meseleler -1992), “Vatan Hasreti”, Hikmet” (1992-1993), “Yeni Fikir” (1994-1995), “Fyuzat” (2007 yılından günümüze dek).

DOĞDUĞU DEDE TOPRAKLARINI TERK EDİYOR

Şunu da eklemek gerekiyor ki, kendinden önceki klasiklerimizin amallerini, vatanseverlik ve vatana özlemini, iç acısını, orada, Ermeni düşmanlarının baskı ve esaretinde ezilen Türklerin fayca dolu yaşamlarını kimseden çekinmeden, etmeden büyük cesaret ve hünerle basmış olduğu dergilerde yayınlıyordu. Zaman-zaman baskılara, çeşitli uyarılara maruz kalsa da hak ve adalet yolundan mağrurca geri adım atmadı, sert yazılarını yazmaya devam etti. Son aşamalarda ölümle uyarılar alıyordu… Teymur Ahmedov, düşmanın bu ölüm uyarılarına sonunda dayanamadı, bu muhteşem ve olağanüstü kıymetli çalışmalarını hakiki vatanda devam etmeye karar verdi ve ailece 1961 yılında Bakü’ye göçmeye karar verdi.

eflatun-neimetzade-039.jpg

Aynı yılda Azerbaycan İşlimler Akademisi Dil ve Edebiyat Enstitüsünde doktorasına devam ediyor. Doktora Tez Danışmanı sıradan biri değildi, dünya ünlü yazar, Azerbaycan Halk Yazarı, Akademik, Mirze İbrahimov, bu yetenekli gencin ufkunun daha da pervazlaşması için fevkalade bir konuyu onun sırtına yüklüyor: Halkımızın gururu ve onuru, büyük devlet adamı, aynı zamanda tanınmış yazar, bilim adamı, ayrıca oyun yazarı-Nariman Narimanov’un edebi irsinin araştırmasını öneriyor. Tez konusu için Narimanov’un edebi irsinin araştırılması Teymur Ahmedov’un iç dünyasını tümüyle değiştirmiş oldu. Bilimde ve siyasette deha bir şahsiyetin edebi yaşamını araştırmak gerçekten de genç bilim adamını hem heyecanlandırmış oldu, ayrıca gurur ve iftihar hissi yaşattı. Tez döneminde o, Bakü, Moskova, Saint-Petersburg, Heşterhan devlet arşivlerinde, deha Narimanov’un eğitim aldığı ve yaşadığı mekânlardaki arşivleri iti gözlemleriyle taradı ve renkli kaynakçalara sahip oldu. “Bakü”, “Edebiyat” gazetelerinde, ayrıca İrevan ve Nahçıvan basınında büyük devlet adamı ve yazar-bilim adamı Narimanov’un yaratıcılığı ile ilgili baya ilmi-nazari makaleler yayınladı. Öten yıl “Anadolu” gazetemizin sayfalarında da Teymur Ahmedov’un Narimanov’un şahsiyeti ve edebi irsi ile ilgili iki makalesi yayınlanmış oldu. Az zaman diliminde Azerbaycan edebi ortamında tanınan isim oldu. Doktora Tezini büyük coşkuyla savundu. Dönemin büyük bilim adamları – Akademik Memmed Cafer Ceferov, Akademik, Firidun Köçerli, Prof. Dr. Kemal Talıbzade gibi tanınmış bilim adamları, genç bilim adamı Teymur Ahmedov’u alkışladılar, başarılar dilediler. Böylece zamanın büyük devlet ve siyaset dehası Narimanov’un edebi irsi ilk defa yüksek seviyede bilim adına araştırılmış oldu.

NARİMANOV HAKKINDAN YAZILAN İLK İLMİ ÇALIŞMA

Teymur Bey hemen Azerbaycan Yazarlar Birliğinde “Azerbaycan” Dergisinde edebiyatşinaslık Bölümüne Başkan atandı. Aynı zamanda İlimler Akademisi Dil ve Edebiyat Enstitüsü XIX yy. Azerbaycan Edebiyatı Bölümünde Baş İlmi görevli kadrosuna alındı.

Teymur Ahmedov, Narimanov’un tüm ilmi-nazari arşivini, yazmış olduğu bütün eserlerini, tiyatro oyununu bir araya topladı. Acı bir gerçekle karşılaşmış oldu. Narimanov’un bütün eserleri 1925 yılından 1970 yılına dek arşivlerde çürütüldüğüne şahit oldu? Ama bu nasıl olmuştur? İlk Umum Rusya Sovyet Devletinin Başbakanı görevinde iken,  zehirlenip öldürüldüğü kanıtlanan deha şahsiyetin eserleri uzun yıllar oynanmamıştır, zengin yaratıcılığı araştırılmamıştır? Bunu ilk yapan Teymur Ahmedov oldu. Bir Türkün Sovyetlerin Başbakanı olduğunu Politbüro,  hazm edememiş ve onun eserlerinin çap olunmasını, piyeslerin oynanmasını da istememiştir. Teymur Ahmedov olayı şöyle yazıyor: “Karşımda çok ciddi görev duruyordu. N. Narimanov’un sağlığında 1894 yılında Bakü’de basılan “Nadanlık” piyesinden 1970 yılına dek öten 76 yıl zaman zarfında basılan eserleri cümle-cümle, her sözünü karşılaştırmalı, yapılan değişlilikleri (bu sözler kaçıncı yılda, kaç kere değişildiğini yahut da neden değişildiğini, ya da neden atıldığını tek-tek yazmalıydım. İlmi araştırmamda bütün yapılan değişliliklerin nedenini, karakterini, sebeplerini, mahiyetini, metinşinaslık açıtan ne anlam taşıdığını anlatmalıyım. Yazmış olduğu “Benim Hayatım” kitabında şöyle der:

-Tasavvur edin ki 2 Ciltten oluşan kocaman eserimi İlimler Akademisi Vitse-prezidenti, Akademik, Arif Dadaşzade’nin önüne bıraktım. Yüzüme hayretle baktı-baktı ve dedi: -Bu nedir?-Narimanov’un eserlerinin ilmi-tenkidi metnidir, efendim. Getirdim ki basasınız.-Dedim. Karşıda Narimanov’un 100 yıllık Jübilesi yaklaşıyor.-Arif muallim yarım saat kitapların her iki Ciltlerini varakladı, dikkatle baktı-baktı. Yüzüme sertçe baktı ve ekledi: -Bunu sana hangi serseri yaptırdı? Çok yazık… -Anladım ki dâhilen sinirlidir. Susup oturdum. Sakince bana: -Git, otur, sözlerin üzerinden rakamları, yılları at. Metni temiz yap, getir, basacağız.

EDEBİYAT TARİHİMİZDE BİR İLKE İMZA ATTI

Ben üç yıl üzerinde titizlikle, büyük azapla işleyip hazırladığım iki Ciltteki el yazmaları getirip, bahçede Nevruz şenliği vesilesiyle yakılmış Ateşin üzerine attım: tütsü ve Ateşin yükselen diline bakarak içim de ateşlendi, gözlerim sulandı…” Kitapçıktan bu satırları okuduğumda benim de gözlerim sulandı. Çünkü benzer bir olay benim de başımdan geçmiştir… Neyse. Ruhlarında, şuur ve kalbinde milli kimliğini, Türk insanına mahsus özellikleri, taşımayan kişiler Teymur Ahmedov ve bizlerin yaratıcılıklarına daima bigânedirler ve bizleri anlayamazlar. O ve gibilerinin ruhları Sovyet ideolojisiyle çalkalanmıştır. Bu sebepten Türk insanının manevi özelliklerini anlayamazlar. Aramızda bu gün de böylelerine rastlanır, ne yazık ki!

Narimanov, Sovyetlerin ilk Başbakanı çalışmış, fakat milli çerçevesini korumuş gerçek bir Türk insanı, deha şahsiyettir. Mikoyan gibi şahsiyetsiz biri onun zehirlemeye kalktı ve görev başındayken durumu kötüleşiyor, evine geliyor ve dünyasını değişiyor. Onun ölümünde Mikoyan-Stalin ikilisinin eli olduğu aşikârdır. Kıymetli bilim adamı, Prof. Dr. Teymur Ahmedov, ömrünün yarısından çoğunu Narimanov gibi olağanüstü şahsiyetin içtimai-siyasi yaşamı ve edebi yaratıcılığına atamış, cilt-cilt kitaplar masaya koyuyor, karşı kutuptan kişiler kendisine gözlük altından kinli bakışlarını tuşladıklarında, klasik şairimiz, M. A. Sabir’in şiirlerini hatırlıyorsun: “…sen de özünü insanmı sanırsan? Bütün bu karşı durmalara bakmazsızın, Prof. Dr. Teymur Ahmedov yaptığı çalışmalara kaldığı yerden devam ediyor, yeni-yeni Dergiler hazırlıyor, araştırmalarını daha derinleştiriyor. Onun tüm hayatının amacı, bana göre şöyle ifade ede bilirim: - Halkımızın kıymetli bilim adamları, yazarları, devlet adamları, şerefli evlatlarının edebi, ilmi yaratıcıklarını derinliğiyle araştırmak; milletimizin eğitimde, sanatta, özellikle edebi alanda milletimizin yükselişine, maariflenmesine hizmette bulunan bilim adamlarını dünyaya tanıtmak! Eh, bu çok büyük ve zahmetli bir iştir: araştırmalar, araştırmalar… Bu çalışmalar büyük sabır, sabır ve sabır gerektiriyor…

TARİHİ ÇALIŞMALARINA ŞİMDİ DE DEVAM ETMEKTEDİR

Ayrıca, günlük Cumhurbaşkanlığının “RESPUBLİKA” Gazetesi de vardır ki devletimizin siyasi kursunun tebliği ve ülkemizin yükselişindeki başarıları halkımızın daima dikkatinde tutmak amacını taşımaktadır. İlimler Akademisindeki ilmi görevi yanında, Genel Yayın Yönetmeni olduğu günlük Gazeteyi de başarıyla halkın emrine sunmak-bütün bunlar fevkalade birikim ve yetenek ister; ayrıca bunları hayatının çok önemli görevi olarak severek yapmaktadır!

İşte, Teymur Ahmedov,  hala ezeli, tarihi topraklarımızda, Yerevan’da Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni görevinde çalışırken de aynı amaca hizmet etmiştir. Şimdi uzunca bir manalı yaşamının zirvelerinde de aynı mefkûre, aynı amaç, aynı görevini fevkalade ustalıkla, sabırla, azimle yürütmektedir.

Teymur Ahmedov’un yaşam felsefesinin zemininde şu amaç duruyor: Azerbaycan edebiyatının, sanat adamlarının, şair ve yazarların geçmiş olduğu hayat yolu, eserlerinin yaranma tarihi, görüşlerini usta kalemiyle ele alıyor ve halkımızın manevi yükselişi namına yayınlıyor ve kitap olarak basıyordur. Ömrünün 70. yılını yaşayan ünlü bilim adamının kaleme aldığı konular, edebiyatımızın, basınımızın yaratılışı, teşekkülü, milli-manevi değerlerin, görkemli şahsiyetlerin yaratıcılıklarının tebliği ve araştırılması, soykırım faciası ve daha nice konuları derinliğiyle ele alıyor ve araştırıyordur.

Aziz dostum, kardeşim, saygın El Aksakalı! Bu şerefli yaratıcılık yolunda size sapasağlam can sağlığı diliyor, bu şerefli missiyanızı gerçekleştirmekte daha üstün kademelere yükselmenizi cani-gönülden dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.