Sefer Aşır Eraslan

Sefer Aşır Eraslan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yerel seçimler

A+A-

“Yenilen pehlivan güreşe doymazmış” sözünü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan çok söylerdi. Hem Bahçeli hem de Kılıçdaroğlu’na yüklenirdi. Bu seçimin İstanbul ayağının yani en büyük belediyenin seçimlerinin 2 Haziranda yenilenmesi için yandaş basından sonra şimdi parti yönetiminden de telaffuz edilmeye başlandığına şahit oluyoruz. Bu vesile ile bir seçim yenilenmesi olayını hatırlatmak isterim.

Gerçi o seçim bir hile sonunda olmamış, seçilen başkan trafik kazasında vefat edince kalan süre için seçim yapılmıştı. Kırşehir’de, 1991yılında seçilen başkan Mehmet Ali Yapıcı bir trafik kazasında vefat ettikten sonra seçimin yenilenmesi istendi. O zaman ANAP kuvvetli. Hatta Turgut Özal’ın sözü demiri kesiyordu. İktidar kendisindeydi. Her parti aday gösterdi. Ancak ANAP adayı Mucurlu karayollarında çalışan bir hemşehrimizdi. ANAP’tan o kadar bakan geliyordu ki her hafta iki üç bakan geliyordu. Milletvekili her gün koro halinde buradalar. Ne söz vermeler, ne devleti peşkeş çekmeler… Bakanlar bile haftada biri ikisi üçü gelip diğeri gidiyordu. Öğle yemeğine gelmiş tekrar okula gitmek üzere yola koyulduk. Çarşının merkezindeki ANAP il merkezinin önünde bir kalabalık ki demeyin gitsin. Kimi ihale, kimi kredi, kimi tayin kimi işe alınma derdinde vesaire…Biz o zaman o oluşuma tenezzül etmedik. Hatta Özal’a bölücü olduğu söylendiği için ilk seçimde dahi oy vermedik. O zaman Birecik’te idik. Neyse insanlar halka olmuş o zamanın sağlık bakanı Halil Şıvgın tek tek tokalaşıyor. Yanımda aynı okuldan en yakın arkadaşım var. Bize sıra gelince elimizi uzatmadık arkamızı döndük. Kendisi de gülerek geçti gitti. Netice ANAP bunca yığınağa bunca devleti alet etmeye rağmen kaybetti. Millet o kadar devlet imkanlarını istismar edenleri affetmedi. Üstelik bunca kandırıcı vaatlere rağmen. Sadece hatırlatırım. Milletle inatlaşmaya gelmez. Belki beslenen şahıslar verebilir ama onlar zaten vermişlerdir. . Yeniden istemek çoğaltmaz aksine azaltır.

Seçimin galibi olmadığını sadece göreceli olara sol başarılı gibi gözüktüğünü diğerlerinin kaybettiğini yazdım daha önce. Şimdi cumhur ittifakının büyük üyesi, başarısızlığın küçüğün yüzünden olduğunu söylüyorlar. Daha önceki 17 Nisan referandumunda da %49 bizim diğerleri ancak %2 katkı sağladılar denilmişti. Oysa %49 ile referandumda mağlup olunuyordu. Bir kibir bir kendini büyük göreme ile. Yani kısaca mağlupların hesaplaşması olacak elbette.

İttifaka baştan seçimden önce yapılan ittifaka karşıyım. Herkes kendi adına seçime girmeli boyunun ölçüsünü almalı sonra ister ittifak isterse de koalisyon ne derseniz deyiniz çalışmalar seçimden sonra başlamalı. İşte görüyor şahit oluyoruz. Büyükler bu işten karlı çıkıyorlar. Küçükler barajı aşabilmek için yanaşsalar da en büyük kazanç büyüklere yazılıyor. Hem bütün yurt sathında yukarıda adeta ittifak devam etsin diye girilen gayretler aşağıda hiç de tasvip edilmiyor. İşte Düzce’de milletvekilinin sözleri. İşte Manisa büyükşehir belediye başkanının “yukarıdaki ittifak tabanda yok” açıklaması. İşte Samsun il başkanının sözleri ve görevden alınması. . . Daha söylenemeyen ancak kesinlikle tasvip edilmeyen birçok durum var. Küçük partilerin taraftarları ağızlarının dolusunca her iki büyüğe duygularını söyleyememekten yakınmaktadırlar. Tepkilerini sandıkta vermektedirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.