1. HABERLER

  2. YAZARLAR

  3. Galibiyetler aldatmasın
Galibiyetler aldatmasın

Galibiyetler aldatmasın

Mucizevi bir şekilde 2016 Fransa Avrupa Şampiyonasına katılmayı başaran A Milli Futbol Takımımız, şampiyonaya birkaç ay kala hazırlık maçları ile...

A+A-
Mucizevi bir şekilde 2016 Fransa Avrupa Şampiyonasına katılmayı başaran A Milli Futbol Takımımız, şampiyonaya birkaç ay kala hazırlık maçları ile ne yapabileceğinin provasını İsveç ve Avusturya karşısında denedi. Sonuç olarak her iki maçı kazansa da birçok eksiğinin olduğu gözlerden kaçmadı. Maçtan sonra Türkiye Teknik Direktörü! Fatih Terim’in “ligimizin temposu çok düşük, bu da milli takıma yansıyor” gafı her ne kadar doğru olsa da bu tempoya ayar verecek isimlerin başında da kendisinin geldiğini bilmesi gerekir diye düşünüyoruz. Bizim anladığımız kadarıyla, Türkiye Teknik Direktörü demek (nasıl bir unvansa), ülkemizdeki tüm futbol kategorilerinde, hazırlığından maç sonrasına, futbolcu psikolojisinden, minik futbolcusuna kadar, sahasından, sağlığından, futbolla ilgili her türlü materyalden sorumlu kişi demektir. Şu anda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Demirören’den sonra gelen kişi Fatih Terim’dir. Terim’in haberi olmadan futbol adına bir sinek bile uçmaz. Onun için Türkiye’de oynan futbolun tempo ayarına Sayın Terim’in start vermesi gereken kişi olduğunu söylüyoruz. Bu ayar vermenin nasıl yapılacağını ise kendisi gayet bilmektedir. Örneğin tüm takımların teknik direktörleri ile toplantılar yapılıp antrenman programlarına “bilirkişi olarak” Terim’in önderlik etmesi, sağlık kurulları ile toplantılar yapılarak futbolcu sağlığı ile, Merkez Hakem Kurulu ile toplantı yapılarak hakemlerin oyun akışını gereksiz yere kesmeden daha hızlı oyun için kural değişiklikleri ile, beslenme, dayanıklılık, hızlı düşünme programları hazırlanarak bu tempo meselesi halledilebilir. Kısacası her konuda planlı, programlı şekilde çok çalışmak ile bu mesele çözülebilir. Yoksa, bu seyrettiğimiz milli takım her ne kadar 13 maçtır yenilmiyor olsa da, Fransa’daki şampiyonada ölüm grubu olan grubumuzda 1 puan dahi almadan geri döneriz. Çünkü rakiplerimiz çok güçlü. İspanya Milli Takımı malum, dünyanın en iyi birkaç takımından birisi, tarihimizde 1 galibiyetimiz var, o da 1954 yılında. Hırvatistan keza öyle, tüm futbolcuları Avrupa’nın en iyi takımlarında oynuyorlar. Geriye kalıyor Çek Cumhuriyeti. Sakın ola ki grubumuzda oynadığımız ve deplasmanda 2-0 kazandığımız maç bizi aldatmasın. Çünkü o maça Çek Cumhuriyeti Fransa 2016’ya katılmayı garanti ederek karşımıza çıkmıştı ve açıkçası maça konsantre olamamıştı. Bizim de o maçta şansımız öyle bir yaver gitmişti de maçı kazanmıştık. Onun için bu maçın sonucuna aldanıp da Çek Cumhuriyetini hafife almamak gerekir. Şu anki milli takımımız yine iyi bir jenerasyon yakalamış durumda. Kalede Volkan Babacan yeniden doğdu. Geçen yıl bir arada Manisaspor ile PTT 1. Ligde oynuyordu. Oradan Başakşehir geldi ve Volkan Demirel krizinden sonra bir anda kendini milli takımda buldu, şansını da iyi kullandı. Defansımız malum, sağ bekte Gökhan Gönül hala milli takımda ve ligimizde alternatifsiz oynuyor. Şener’in ne olacağı belli değil. Solda Caner keza öyle, yedeği Hasan Ali Kaldırım da fazla parlayamadı, İsmail Köybaşı son zamanlarda biraz ilerleme kaydetti. Stoper sorunumuz had safhada, milli takımda oynayacak banko stoperimiz yok, Semih çok formsuz, Serdar Aziz bir var bir yok, Ömer Toprak vetolu, yokluktan Hakan Balta ve Mehmet Topal gibi sol ve orta saha elemanları stoper oynuyor, Terim’in bir an önce bu bölgeye çözüm bulması lazım. En bol seçenekli bölgemiz orta sahamız, burada şanslıyız. Banko olabilecek Mehmet Topal, Arda, Selçuk İnan dışında, çok yetenekli gencimiz var bu bölgede, bunlardan birkaçını sayarsak Oğuzhan, Alper, Volkan Şen, Yunus Mallı ve Frikik Kralı Hakan Çalhanoğlu ile birlikte aklımıza gelmeyen 3-5 futbolcu daha sayabiliriz. Ve gelelim en sorunlu bölgemiz forvet hattı ile santrafor mevkilerine, işte burada çuvallıyoruz. Doğru dürüst bir santraforumuz yetişmedi Hakan Şükür’den sonra. Ne Burak Yılmaz, ne Umut Bulut, ne Mevlüt Erdinç ne de Cenk Tosun (iyi bir santrafor olmasına ve şu sıralar formda olmasına rağmen) bu bölgeye ilaç olamaz. Şu anda tüm liglerimizde de milli takımımız için uygun bir santrafor yok. Sayın Terim’in ne yapıp edip şampiyonaya kadar gol yollarında etkili olacak bir isim bulmalı ya da bir sistem geliştirmeli. Yoksa Fransa’da işimiz çok zor.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.