Eflatun Neimetzade

Eflatun Neimetzade

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Soykırım ve Ermenistan emperyalizmi (2. yazı)

A+A-

(Evveli 21. 20. 21 tarihinde)

Değerli okurlarım, “Soykırım ve Ermenistan Emperyalizmi” makalesinin yazarı, uzun yıllar, ta diktatör Stalin’in döneminde onun ekibinde ve sonralar Sovyet Cumhuriyetleri Başbakanı, üst görevlerinde bulunan, ayrıca “ASALA” terör Teşkilatının yaratıcısı, koyu Türk düşmanı, Anastas Mikoyan”a aittir. Makale İkinci Dünya Savaşı yıllarında Stalin’in emri ile bizzat Mikoyan yazmıştır. Stalin, Kafkas’ta, Türklere yapılmış soykırımın mimarı Mikoyan’ın olduğunu iyi biliyordu…

Fakat Rusların taraf tutmaları ve Ermeniler lehine çabaları sayesinde zaman diliminde bölgeye Ermenilerin sahte pasaport kayıtları yapılmış ve yaşamadıkları halde tapuda nüfus kayıtları Ermeniler lehine değiştirilmiştir. 1988–89 yılında nüfus sayımı Azerbaycan tarafından yapılmaya başladı ve Garabağ bölgesinde Ermenilerin yaşamadıkları tespit edildiği anda Moskova’dan Gorbaçov’un emri ile nüfus sayım işlerinin derhal durdurulması emri geldi. Değerli okurlarım şimdi anladınız mı? Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetin yarandığı günlerden günümüze dek Rusya aralıksız Azerbaycan Devletinin dâhili işlerine karışmış, içimize kendi ırkından olan Ermeni sahtekârları meskûn etmiş ve bu gün de Azerbaycan’ın iç işlerine karışmaya devam etmektedir. Aslinde Azerbaycan Türklerinin katı düşmanı Ruslardır, bir avuç Ermeniler değil. Size bir örnek veriyim:

Azerbaycan’ın muzaffer Ordusu, sihirli ve cesur Ali Baş Kumandan, Cumhurbaşkanımız, Sayın, İlham Aliyev’in olağanüstü gayretleri sayesinde 44 günlü-k “Vatan Savaş’ı 30 yıl Ermeni Vandallarının kirli ayakları altındaki Garabağ topraklarımızı geri alınmıştır ve bütün dünya devletleri Şanlı Ordumuzun gücünü, kudretini görmüş oldu. Savaşın son dakikalarında Rusya’nın harbi uçağı izinsiz olarak Ermenistan’dan Garabağ’ımıza iniş yapmıştır. Uçakta Ermenistan siyasileri olduğunu basından okudum. İşte Rusya’nın ikiyüzlü yüzü… Ayrıca bir zamanlar Garabağ’da yaşamış Ermeni ailelerini de uçaklarla azat ettiğimiz topraklarımıza getirip yerleştirmiştir. Eeee? Peki, orada yaşayan Azerbaycan Türklerini neden getiremedi de, sadece Ermeni ailelerini getirmiş oldu? İşte size Rusya’nın ikiyüzlü politikası. Zaten Sayın, İlham Aliyev konuşmalarında söylemiş oldu: “Biz Garabağ’da daha önceleri yaşayan Ermeni ailelerinin yeniden yaşadıkları evlere geleceğine izin veriyoruz. Onlar bizim vatandaşlarımızdır…”. Bu gün Bakü’de ortalama 40 binin üzerinde Ermeniler yaşamaktalar.

eflatun-neimetzade-054.jpg

Ermenilerin yaktıkları binlerce evlerden bazıları.

AZERBAYCAN DÜNYADA TOLERANS, BÜTÜN MİLLETLERİN YAŞADIĞI UYGAR DEVLETTİR

Ruslar, Ermeniler, Tatarlar, Çerkezler, Gürçü’ler, Özbekler, Kırgızlar, Kazaklar, Almanlar ve dahi nice halkların nümayendeleri barış içinde yaşamaktalar. Fakat Ermenistan’da hiçbir milletin nümayendeleri yaşamıyorlar? İşte size Azerbaycan Türklerinin dünyada emsali olmayan hakiki gerçekleri… Başka halklar ile barış ve huzur içinde yaşadıklarına dünya örneği… Bütün bunlara rağmen Rusya, kendi işkâlcı elini Azerbaycan’ın dâhili işlerine sokmaya devam etmektedir. Ta Rus Çarı Nikolay’ın döneminden başlayarak, diktatör Lenin ve Stalin’in dönemlerinde ve sonrasında; özellikle ikiyüzlü Türk düşmanı, sahtekâr Gorbaçov’un ve şimdiki Rusya siyasilerinin Kafkas’larda işkâlcı siyaseti devam etmektedir. Eğer, Rusya’nın önünde kardeş Türkiye devleti olmasaydı, kim bilir belki de Tataristan Kırım ve Donbas örneğini tüm Kafkas devletlerine de şamil edecekti. Cumhurbaşkanı, Saakaşvili denetimindeki Gürcistan, Rusya denetiminden ayrıldı diye başına neler gelmedi ki? Sonunda Saakaşvili’yi içeri aldılar. Elbette ki burada Vladimir Putin’in parmağı olduğu aşikârdır!

Şimdi de Ruslar, Ermenilerin arkasında onların lehine çalışıyordur. Dün de böyle idi, bu gün de böyledir, Ruslar tecavüzcü, Vandal Ermenileri savunmaya devam etmektedir. Bu gerçeği ifade etmekte fayda vardır. Bunu her kes böyle bilmelidir.

Geçmişi M. Ö. 7’ci yüzyıla kadar dayanan Yukarı Garabağ’daki Azerbaycan varlığı, buğun Ermenistan tarafından tamamen yok edilmiştir; yakılmış, patlatılmış, topraklar bile milyonlarca minalarla yok edilmiş durumdadır. Ne kadar acı, ne kadar vahim olsa da, bu bir gerçek ki, Ermenistan işgalci, terörist bir devlet olarak varlığını topraklarımızda sürdürmeye devam ediyordur.

Uluslararası hukuka aykırı olarak bir başka ülkenin topraklarını işgal altında bulunduran ve dünyayı hiçe sayan Ermenistan, yıllardır BM ve uluslar arası bütün kuruluşların, dev devletler tarafından uyarıldı fakat topraklarımızdan gitmedi; hayâsızca, sahtekârlık yaptılar; gaddarca tutumlarına devam ettiler. Dünyanın nüfuzlu teşkilatı sayılan BM Güvenlik Konseyi AGİK Kıdemli Memurlar Komitesi ve NATO Konseyi’nin bütün kararlarına uymadılar. Ta ki, mukaddes Şanlı Ordumuz ve fevkalade siyaset dehası, Cumhurbaşkanımız, Sayın, İlham Aliyev’in tutarlı ve keskin kararıyla “VATAN SAVAŞI”NA start verildiği güne kadar…

KADİM TOPRAKLARIMIZ İŞGAL ALTINDA KALMIŞTI…

Artık bıçak ve ya Kılıç Kınından çıktı, derler ya? Şanlı ve Muzaffer Ordumuz harekete geçti ve zor şartlara rağmen düşman ezeli topraklarımızdan çıkarıldı, yok edildi ve Ermenistan Devleti Beyaz Bayrağını kaldırmış oldu…

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Siyasi İşler Komisyonu Raporunda, Ermenistan işgalçı devlet olarak daha öncelerden gösterilmiştir. Raporda ilginç olan bir makam vardır. Buna dikkat edelim: “Askeri eylem ve yaygın etnik düşmanlıktır, farklı etniklerin kovulmasına ve sonuçta mono-etnik bölgeler oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum etnik temizlik kavramına benzemektedir” deniliyor. Yani denilir ki, Ermenistan açık aşikâr soykırım yapıyor. Böylece sonuç olarak, Ermenistan’ın politikaları “işgalçı ve soykırımcı” olarak bütün dünya devletleri tarafından belgelenmiş durumdadır.

Gerçek şu ki Ermeniler Türklere soykırım yaptıkları halde faturası nedense Türklere çıkıyor. Örneğin, Hocalı faciasını ele alalım.

Yıl 1992, 26 Şubat tarihine göz atalım. Ermeniler yüz yıl önce Anadolu topraklarında Kars’ta, Erzurum’da, Van’da, Kahramanmaraş’ta, tüm illerimizde yapmış oldukları soykırım olaylarından daha vahim trajediyi Hocalı’da yaptılar. Azerbaycan Türklerinin başlarını kesip bayrakların tepesine taktılar; öte yandan Azerbaycan kadınlarının başlarını kesip kale direği yaptılar, futbol oynadılar, Ermeniler sevinçle bağırıyor, kesmiş oldukları başları top olarak kullanıp kaleye atıyorlardı… Bunları unutmak çok zordur. Bunu yapanlar nasisttir, katildir, insan değildir; vahşi bir yaratıktır…

Fransız gazeteci Jean-Yves Jinet’in gördükleri karşısında söyledikleri soykırımın boyutunu da anlatıyordu: “Pek çok savaş hikâyesi dinledim, diyor. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalıdaki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olamaz”. Hocalıdaki Katliam Cezayir’i Hatırlatır…

ERMENİLER HOCALI’DA SOYKIRIM YAPTILAR

Dünya tarihinde çok katliamların yapıldığını biliyoruz: Hâlâ Mezopotamya’da Gutilerle Sümerlerin, Asurların arasındaki katliamda insanlarla birlikte tüm tarihi tapınakların da yok edildiğini biliyoruz;

-Fransa’nın 1945’te Cezayirlilere yönelik Sefit katliamı;

-Stalin döneminde yerlerinden sürgün edilen, işkenceye maruz kalan ve katledilen Ahıska ve Kırım Türklerin durumu;

-II. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan’ın Çamerya Arnavutlarına yönelik soykırımı;

-1994 yılında Ruanda’da Fransızlar tarafından işlenen soykırım;

-Nazilerin 6 milyon Yahudilere Soykırım yaptığını biliyoruz…

Fakat Hocalıda Ermenilerin yapmış olduğu soykırım, Mezopotamya ve Cezayir’deki katliamı hatırlatır.

TARİHİ OLAY ŞÖYLE BAŞLAMIŞ OLDU

Eski Sovyetler Birliği Kuvvetlerine ait 366. Alay’ın desteği ile Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından ve başlarında Robert Kaçaryan’ın olduğu Ermeni terörist çeteleri saldırı sonucu Hocalı’da 613 insan o gece öldürüldü, ya da yok edilmiştir. Onların arasında 106 kadın, 63 çocuk, 70 yaşlı insan bulunuyordu. Hocalıda 8 aile bir anda tümüyle yok edildi; 25 çocuk öksüz kaldı, 130 çocuk velilerinden birini kaybetti. 487 kişi – bunlardan 76’sı çocuk, yaralandı. 150 kişinin kaderi hâlâ da belli değildir. 1275 esir alındı. Hocalı kenti dünya haritasından ebedi olarak silindi.

Ermenistan Silahlı Kuvvetlerin Garabağ’daki çatışmalarına Garabağ doğumlu Robert Kaçaryan’ın başçılık ettiği de unutulmamalıdır. Elbette ki,  Rusların himayesinde, yardımlarıyla bu katliam gerçekleşmiştir…

Devamı vardır…

eflatun-neimetzade1-014.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.