Dursun Erkılıç

Dursun Erkılıç

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ankara üzerine

A+A-

AK Parti Ankara Milletvekili ve en güçlü STK’lerden biri olan Ankara Meclisi Başkanı Nevzat Ceylan’ın yaptığı bir paylaşım Ankara üzerine kelam ve kalem hareketliliği başlattı.

Paylaşım şöyleydi:

ANKARA, Kardeşliktir. “Bize gidelim”dir. “Bizde yiyelim”dir. “Bizde kalalım”dır. “La bende para var oğlum sen gel”dir. Beraber dayak yiyip kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır. Sevgidir ANKARA.

İzmirli, İstanbullu gibi denizini boğazını değil, sebepsiz yere seversin Ankara’yı. Tıpkı anneni sever gibi karşılık beklemeden…

Annelerin oğullarını gönderirken “Dikkatli ol oğlum” değil de, “Kimseye bulaşma oğlum” dediği yerdir ANKARA.

“Yanında kız arkadaşı var boşver”dir ANKARA.

İçindeki Anadolu hamurunu kaybetmeyen tek büyük şehirdir.

İşte bu yüzdendir ki; sizin orada dost dediklerinize biz Ankara'da ‘GARDAŞ’ deriz!

Bu paylaşımın ardından birçok insan başkente dair duygu ve düşüncelerini paylaştı. Böylece güzel bir Ankara muhabbeti başladı. Katılmak istedim…

ANKARA; HERKESTİR, HER YERDİR, HER ŞEYDİR

Kıt/kanaatçilerin filesi…

Kara sevdalıların çilesi…

Üç kağıtçının hilesi…

Yozgatlının ‘kele’si…

Çorumlunun ‘heri’si…

Herkestir Ankara; teferruat gerisi…

Tamam, denizi yoktur ama bir yere deniz götürülecekse Ankara’dan geçer bu vaadin yolu!

‘Soğuk’ derler!

Doğru!

İklimi soğuktur ama yüreği sıcaktır…

BENİM İÇİN ANLAMI VE ÖNEMİ BÜYÜKTÜR

Ankara’ya sevgim, saygım, sadakatim sonsuzdur.

Evet, İstanbul bir başkadır ama Ankara’ya kalleşlik yapamam!

Çok şey kattı beynime, bedenime, yüreğime…

Şahsen;

“Ankara, Ankara güzel Ankara
Ne kimsenin olsun bahtı kara
Ne görmek istesin seni
Kovsan da dövsen de
Senden ayıramazsın beni”

Kertesinde bağlıyımdır cennet Türkiye’min güzel başkentine…

Biz aile olarak 1960’larda geldik buraya ama 362 yılında Roma İmparatoru Julian ziyaret etmiş bir de ‘sütun’ dikilmiş onun adına.

Kimi Şengül Hamamında kimi Karacabey Hamamında kimi de Yenişehir Hamamında yunur/yıkanır amma; tarih; Roma Hamamında yıkananları da yazar!

M.Ö. 25 yılı sonrasında yaşıyor olsaydınız, Augustus Tapınağı’na girip çıkmışlığınız olabilirdi!

Anıtkabir’i ziyaretiniz Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan minnet borcunu ödemenin kolay yollarından biridir…

Eski ya da yeni Meclis’i gezip ilçelere uzanmak Ankara’nın hem siyasi hem de doğal güzelliklerle dolu havasını teneffüs etmenizi sağlar…

Ankara Kalesi ile Hacı Bayram Camiinin bakışması sizi Samanpazarı’na, Çıkrıkçılar Yokuşu’na, Suluhan’a hatta Kuğulu Park ve Seğmenler Parkı’na savurursa şaşırmayın…

Gençlik Parkı, 50. Yıl Parkı, Mogan Parkı da tercihleriniz arasındadır…

Aklıma geleni yazdım ama gezilecek, görülecek o kadar çok yeri, mekanı var ki Ankara’nın, ayrıntılı bir gezi düşünseniz sadece Altındağ’ı bir günde bitiremezsiniz…

ANKARA SİMİDİNİ HAK ETTİNİZ!

Bu kadar dolaşmanın ardından oluşan açlık hissini gidermenin en kestirme yolu da demini almış çayı mis kokulu Ankara simidine katık etmektir…

Karnınız doydu, aklınız başınıza geldi! İki dörtlük ile uğurlayayım sizi:

Babamı nasibin attığı şehir
Annemi çilekeş yaptığı şehir
Bendenizi bana kattığı şehir
Ankara rengarenk en beyazımız

Engür badesinden içtiğim şehir
Mesleğim, dostumu seçtiğim şehir
Muhabbetle benden geçtiğim şehir
Ankara dört mevsim kıştır, yazımız

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.